Arnavutluk Tiran Seyahati

1
137

Epey zamandır yazmıyordum, işlerimin yoğunluğu öte taraftan malum ülkemizin içinde bulunduğu durum pek elimi klavyeye götürmüyor. Ancak belki bana, belki sizlere biraz moral olup farklı düşüncelere götürebilir diyerek yazmaya karar verdim.

Birkaç aydır planladığım Arnavutluk seyahati için oldukça heyecanlanıyordum. Nasıl bir seyahat olacaktı, ne yapacaktım hep sorular vardı kafamda. Birçok Avrupa ülkesine seyahat yaptım ancak ilk defa Avrupa üyesi olmayan bir ülkeye gidecektim.

Birçok Avrupa ülkesinde, birbirine benzer bir kurallar, işleyişler yani kolaylıklar var. Ancak Arnavutluk hakkında internette yaptığım araştırmalarda, kolayca sonuçlara ulaşamıyordum.

Bildiğiniz üzere, seyahatlerimde profesyonel fotoğraf makinem ve ekipmanlarımla fotoğraf ve video çekiyorum. Arnavutluk seyahati öncesinde de hazırlıklarımı ve ekipmanlarımı toplamayı, yanımda neler götüreceğimi düşünürken şu videoyu izledim ve bütün fikirlerim değişti:

Nedense olumsuz etkilendim. Gezdiği yerler. Söyledikleri. Geçmişten beri Arnavutluk hakkında Amerikan filmlerinde izlediklerimle bir sonuç çıktı: ‘dikkatli olmalıyım’. İşte ben bu ‘YANLIŞ’ çıkarımımla başladım Arnavutluk seyahatime.

Gitmeden seyahatimde işime yarayacağını düşündüğüm, ufak bir araba kiraladım. Fiyat olarak oldukça uygun fiyata geldi. Arnavutluk’ta Tiran’dan güneye kadar seyahat edecektim. İnternet üzerinden otobüs seyahati için gerekli siteleri bulamadığım için araba kiralamak kolayıma geldi.

img_2851

Pegasus’un çok uygun fiyatlı biletleri var Tiran’a. Şehirlerarası seyahat fiyatına Tiran bileti alabilirsiniz. Arnavutluk, Türk’lerden vize istemiyor. Uçaktan indikten, oldukça güzel ve yeni bir havalimanıyla karşılaşarak ilk şaşkınlığım başladı.

20151023_144107

Pasaport kontrolünden geçtikten sonra yanımda Arnavutluk parası olan Leki olmadığından havalimanı içerisinde bulunan döviz bürosuna gittim. İhtiyacım olacağını tahmin kadar para karşılığından Leki almak istedim ancak döviz bürosunda çalışan kişi ‘burada komisyon var, siz az bir para alın yanınıza bu listede şehir merkezindeki yerlerimizin adresi var, istediğinizin tamamını burada bozdurursunuz’ dedi.

img_2891

Bu samimi yaklaşım beni çok memnun etti. Havalimanı çıkışında aracı teslim aldım.

20151020_102608

Havalimanından çıkar çıkmaz, arabanın benzini olmadığını anladım ve gözlerim benzin istasyonu ararken Alpet yazısıyla karşılaştım ve ikinci şaşkınlık gecikmedi. Hemen girdim ve benzini aldım.

20151019_153447

Havalimanı şehir merkezi yaklaşık 17km. Yol oldukça bakımlı. İzlediğim videolardaki sokaklar gibi bir görüntü yoktu. Fikrim tamamen değişmeye başlamıştı. İnternet üzerinden yaptığım rezervasyondaki otele doğru yol almaya başladım. Şehir merkezinde, yürüyerek işlerimi halledebileceğim mesafede bir otel ayarlamıştım. Fiyatı da makul ve kalanların yorumları da oldukça iyi olunca rezervasyonu yapmıştım.

25 dakika sonra otelin bulunduğu sokağa girince, rezervasyon yaptığım sokağı tekrar teyit etmek ihtiyacı duydum çünkü sokak çok korkunç geldi. Aynen şöyle bir görüntü görseniz siz de aynı şeyi düşünmez misiniz?

img_3014

Ben vazgeçmedim, yoluma devam ettim. Oteli buldum. İçeri girdim ve kapıdan içeri girince her şey değişti. Cana yakın otel sahibi, bildiği bir iki kelime Türkçe kelimeyle gönlümü çeldi. Otel güzeldi, özellikle oda fiyata göre harikaydı.

20151019_161000

Otelde biraz dinlendikten sonra, şehir merkezine inmek istedim. Hem biraz olsun şehri tanımak ve yemek yemek için merkeze yürüdüm. Hemen meydanda tarihi camiyi kısaca gezip fotoğraflarını çektim. Tabi söylenenler, izlediklerimden sonra yanıma aldığım makine sadece küçük Canon G12 fotoğraf makinemdi (Canon G12 inceleme yazım)

Yemekler konusunda şanslı sayılırız, Türkiye’deki böreklere benzer börek ve ayran bulabilirsiniz. Hatta otelin olduğu sokağın başında börekçiyi görünce doğrudan girdim. Fiyatlar Türkiye’ye oranla da oldukça makul.

20151023_120922

Oradan, merkeze doğru giderken Oktober Fest Festivali adında, bir festival alanı kurmuşlar. Görünce küçüklüğümde içinde yürüdüğümüz Gülhane Parkı geldi. Gülhane Parkı’nda seyyar satıcılar, resim satanlar, konserler olurdu biz de ailecek yürümeye gezmeye giderdik. Başka fazla eğlence yoktu yaz akşamlarında. Festival alanı, bana o günleri hatırlattı.

Arnavutluk ilk izlenimlerimden sonra, Arnavutluk gezisinin geri kalanını bundan sonraki yazıda bulabilirsiniz.

TEILEN
Önceki İçerikKamp Malzemesi Almak
Sonraki İçerikFujifilm X100F duyuruldu
Celal Erdoğdu, Phardon! için fotoğraf ve videolar çekiyor. İnceleme ve gezi seyahat yazıları yazıyor. Daha doğru fotoğraf çekmek ve güzel seyahatler için kendi yaptıklarını sizler yapmayın diye kendini heder ediyor. Fotoğraf için yaşıyor, fotoğraf için seyahat ediyor. Şimdi bir de bisiklete ağırlık verdi.
  • zeynep erdogan

    Bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkürler :) Gezinin geri kalanını merak ediyoruz…