Samsung ile Hazin Son

Hikaye hem ilginç hem de hazin, okumayı bırakmayın. Detaylara girip bunaltmayacağım, giriş gelişme ve sonuç ile bitireceğim.

22 Aralık 2017’de iki adet Samsung Tab S2 modeli tablet aldım. İki kutudan birisini seçtim ve şanslı olan ben olduğum için kısa kibriti çekmiştim. İkimiz de tabletleri açtık ve kullanmaya başladık. Hemen kılıfı ve ekran filmini koşa koşa yaptırdık. Mutluyduk.

Facia Başlıyor

Ertesi gün, tableti kullanırken %45 pili varken kapandı. Olabilir; belki de kendisini yeniden başlatıyor dedim, ancak başlamadı. Açmaya çalıştım açılmadı. Şarja taktım ve %0 pil ile şarj olmaya başladı. %40 pil, buhar oldu uçtu adeta. Safça duygular ile, cihaz henüz yeni olabilir belki de pili henüz tam verimde değildir diye düşündüm. Ama bir tarafta da, diğer yeni tabletimizde böyle bir sorun yaşamıyorduk.

Dolduktan sonra yeniden kullanmaya başladım. %38’e gelince pil yine kapandı. Tekrar şarja taktım, %0 ile şarj olmaya başladı. Telaşla internette araştırmaya başladım tabi, benzer hikayeleri okudum.

1nci – Servise Gitmeye Karar Verdim (5nci Gün)

Ürünü, kabıyla aldım Şişli Yetkili Samsung Servisi’ne (Rebel Elektronik) götürdüm. Samsung eskiden kendisi servis veriyormuş ama artık özel firmalara bu işi devretmiş. Ama olay ilerlemeden şunu söyleyim, Şişli Servisi bir rezalet.

Ürünü götürdüm teslim ettim, sorunu anlattım uzunca. Onlar da bana, bir kelime ile tanımlayın, fazla yer yok sistemde yazamıyoruz dediler. O halde “Pil %40 iken kapanıyor….” yazın dedim. Sorun büyük ama bir kelimeye sığmıyor haliyle. Neyse kabı çıkardılar, lastikle etrafına servis notunu iliştirip bir sürü tabletin üzerine koydular.

Öyle özenip kılıflar ve filmler taktığımız tabletlerin serviste gördüğü muameleyi görseniz ağlarsınız. Yıllar önce 2001 falandı sanırım, Genpa Etiler’e bir telefon teslim etmiştim süngerli hava kapsülü gibi bir ürüne koymuşlardı hem zarar görmemesi için hem de servis için telefon sevkini boru sisteminde yaptıkları için.

2nci – Servis Ürünü Teslim Etti (15nci Gün)

Ürünü teslim ettiler, tabi ben İstanbul’da olmadığım için teslim edilen ürünü alamadım, arkadaşım aldı. Telefonda konuştuk sen kullan bir bak dedim. Serviste yapılan, reset işlemi yapılmış ve gerekli güncellemeler stabilite kontrolü yapılmış. 75nci gün ben tablete kavuştum. Aldım kullanmaya başladım, %34’de kapandı. Demek ki dedim laftan anlaşılmıyor ben bir video çekeyim dedim. İşte bu videoyu çektim.

Gördüğünüz gibi, iki aynı marka model cihazdan Samsung’un sorun yok dediği cihaz %38’de kapanıyor. Video ile servise ertesi gün gittim. Videodan da bahsettim. Sorun devam ediyor lütfen cihazı yenileyin dedim. 92nci Gün.

Servis Ürünü Teslim Etti (95nci Gün)

Servise ürünü almak için gittim, dediler kontrolleri yaptık. Güncellemeler vs yaptık oldu sorun yok. Dedim bakın geçen defa da aynısı oldu, eve gidiyorum kapanıyor cihaz. Teste girdi, sorun yok artık dediler. Bize de saf gibi inanmak düşüyor tabi.

Eve geldim cihazı kullanmaya başladım %30’da cihaz yeniden kapandı. Oturdum bu ikinci videoyu çektim. Bu arada ben işten geliyorum. Gece 2-3 kadar bu videoyu çekmekle uğraşıyorum ve sabah 8-9da işe gidiyorum. Yani kullanmak için alınan tablet, artık beni kullanmaya başlamıştı. Ben de üşenmedim ikinci bir video çektim.

Gördüğünüz gibi bu videoda da değişen bir şey olmadı ve aynı şekilde pil bitmeden, daha %40larda iken cihaz kapanmaya devam ediyordu. Videoları cihaza yükledim ve yeniden servis yolunu tuttum.

3ncü – Servise Ürünü Teslim Ettim (100ncü Gün)

Şişli Samsung Servisi’ne sabır ve insani tavırlarla sorunu üçüncü kez anlattım ve videolardan bahsettim. Ürünü teslim ettim. Artık ürünü alırken, cihazda çizikler var diye teslim almaya başladılar. Çünkü cihazı yastık fırlatır gibi raflarda üst üste kılıfsız koyuyorlar. Bu arada satın aldığınız cam filmini de söküp kolunuzun altına veriyorlar. Yani masraf ve zaman kaybı gırla. Sinirler zaten yerde.

Servis Ürünü Teslim Etti (105nci Gün)

Teslim aldım, sorun aynen devam ediyor. Video falan çekmedim tabi. Artık ne ona ayıracak vaktim kaldı ne de sabrım. Müşteri hizmetlerini aradım. Twitter Samsung Türkiye hesabına yazdım. Geri dönüş yaptılar. Anlattım bütün süreci. Zaten servis kayıtlarını görüyorlar. Dediler ki, lütfen başka servise içinde videolar ile teslim edin.

Bu arada, her servise girdiğinde cihaz sıfırlanıyor, sanırım bilgi güvenliği mevzusu sebebiyle. Haliyle siz, her teslim aldığınızda sevinçle eve geldiğinizde oldu zannettiğiniz içi bomboş tablete programlarınızı kurduğunuz için evin internetini üç servis sonrası neredeyse sömürüyorsunuz. Kaybettiğiniz zaman da cabası. Kullanıcı girişi yapma eziyetlerini ve sıfırdan kurma eziyetlerine hiç girmiyorum. Onu zaten siz tahmin edersiniz.

Neyse ilk servise gitmeyi düşündüğüm Beşiktaş Servis’e gitme fikrini telefonda müşteri temsilcisi verdi. Neden ilk oraya gitmedin derseniz, ilk oraya gittik ama tadilatta olduğu için Şişli Samsung Servise gitmek zorunda kalmıştık.

4ncü – Beşiktaş Samsung Servise Ürünü Teslim Ettim (110ncu Gün)

Beşiktaş servise gittim, safahatı anlattım. Siz dedim servis kayıtlarından görebilirsiniz dedim. Ne duysam, biz başka servis kayıtlarını görmüyoruz dedi. Tövbe tövbe, teknoloji firmasındaki sisteme bak. Neyse videoları içinde, internette de var bit.ly/samsung-rezaleti ve bit.ly/samsung-rezaleti-suruyor
isimleriyle paylaştım dedim. Sanırım artık bana acımaya başladılar. Bu arada alınan tablet S2 modeli, alt seri ürünlerden falan sanmayın. Samsung’un övünerek yaptığı modellerden. Bir de üstü var S3.

Samsung Servisi Ürünü Teslim Etti (117nci Gün)

Ürünü teslim almam için SMS gönderdiler. Bir de rezalet bir servis takip sayfası var ki bulana bir çeyrek altın, bulup da verileri girip sorgu yapabilene cumhuriyet altın hediye ediyorlar. Yine servis yolunu tuttum. Artık zaten iş ile beraber sürdürdüğüm bir meslek gibi oldu Samsung Servisi takibi. Zaten işsiz güçsüzdüm, tableti de oyun oynamak için almıştım ya, isabet oldu.

Ürününüz hazır dediler. Ne olduğunu ne yaptıklarını, cımbızla ağızlarından söküp almanız gerekiyor. Kapıdan giren dilenciye nasıl davranılırsa, öyle bir muameleye layık görülüyorsunuz desem “biraz abartmış” olurum inanın, fazla değil. Pili bozukmuş, pilini değiştirdik dediler. İşte bu cevap, acaba bende nasıl duyguları harekete geçirdi. Kaybettiğiniz 117 güne mi, enayi gibi gece geç saatlere kadar video çektiğime mi, yoksa 117 gündür para verdiğim ürünü kullanamadığıma mı, yepyeni cihazın sökülüp pilinin değiştiğine mi yoksa yepyeni ürünü yenisiyle değiştirmek yerine tamir ettiklerine mi?

Ürün zaten kenarında, Bally yapışkan artığı gibi yapışkan artığı ile geldi. Bally ile ayakkabı yapıştırırdık eskiden. Yeniler bilmez belki:

Ekran altındaki tuşa basınca artık değişik bir ses çıkıyordu, normalde gelen basma sesi yerini sanki altta bir tarafta boşluk varmış hissine çevirmiştir. Bir de ekranın alt kısmı, kasanın dışında duruyordu. Bastırınca içeri giriyor, 1-2 saat sonra geri çıkıyordu. Afiyetle kullanabilirsin durumunda bir tabletim olmuştu.

Bu kadar büyütecek ne var diyor musunuz? Sonuçta para verdim, herhalde bu eziyeti çekmek hakkım da diyebilir mi insan? Bedava verseler, alıp kenara koyar insan ve der ki “hay sizin vereceğiniz hediyeyi”.

Sabır dedim, o dönem de Hz. Mevlânâ’nın Sohbetleri: Ne Varsa Sen’de Var (Fîhi Mâ Fîh) kitabını okuyordum. İnanın çok iyi geldi. Belki başka bir kitap okusam, servisi ne hale getirirdim bilemiyorum. Aldım kullanmaya, görmezden gelmeye, dünya malı boşver demeye gayret ettim. Ama yakamı bırakmadığı için bu iş, 130ncu günde ekra dışarı attı. İşte böyle oldu:

Bu görüntüye kaydettiğim benim tabletim, gördüğünüz gibi ekran artık yükseliyor semaya ve o gövdede durmuyor. Ekran ile gövde ayrı, araya ne isterseniz iteleyebilirsiniz. Görüntüyü kaydettim Samsung Türkiye sosyal medya hesaplarına yükledim. Sağolsun arıyorlar, dinliyorlar sizi ve acınızı paylaşıyorlar. Çok iyi insanlar. Ama çözüm, YOK.

5nci – Yeniden Servise Gidiyorum (131nci Gün)

Servise gittim, 14 gün önce teslim etmiştiniz ürünü bakın ne halde dedim. Onlar gayet olağan karşıladılar bilmem ne bandı gevşemiş dediler. Aldılar cihazı, içeri gidip 10 dakika sonra geldi hanımefendi. Preste az kalmış, presledik dedi. Fikren bana hiç mantıklı gelmedi. Çünkü ilk pres 14 gün gittiyse, yapıştırıcı vs olmadan nasıl olacaktı anlamadım. Servis kaydı tutmadınız dedim, gerek yok dediler. Kayıtsız bir işlem yaptılar.

Dört gün sonra ekranın altı tamamen çıktı. Müşteri hizmetlerini aradım. 5nci defa servise gittim olay çözülmedi ben artık gerçekten sıkıldım dedim. Yeniden servise yönlendirdiler.

6ncı – Ekran Ayrıldı Yeniden Servise Gidiyorum (136ncı Gün)

Servise gittim, her şey zaten aşikar. Bir bayan teslim aldı cihazı.

  • Değiştirme şansınız yok muydu hiç dedim?
  • Eğer tamir edilen bir durumu varsa değiştirmiyoruz. Dediler.

Biraz rahatladım, yoksa enayiliğime doymayacaktım. Peki bu kadar zaman harcattınız bana, kendiniz serviste zaman harcadınız, ürün pili değişti daha pahalıya gelmedi bu diye sordum. Cevap alamadım tabi haliyle. Şimdi ne olacak dedim, ekran mı değişecek yoksa bandı mı değişecek dedi inanın hatırlamıyorum.

Dedim ki ben seyahat eden birisiyim teknik olarak bu cihaz bende zaten 40 gün durdu, onun da 20 günü serviste olunca ben bu cihazı 20 gün gördüm görmedim o kadar. Mesela ben bu cihazla yurt dışına çıksaydım orada tamire verebilir miydim? Hayır dediler. Ürünü satan Samsung, yurt dışındaki servis Samsung’un yetkili servisi yapmaz mı dedim? Hayır, yapmaz dediler. Neyse zaten Türkiye’deki de yapamıyor diye çok da dert etmedim.

Servis ürünü teslim etti, yaklaşık 15 gün sürdü bu defa. Ürünü aldım, sanırım her şeyi değişmiş :) İşe yarar bir parçası yokmuş demek ki. Tabi çok bilgi vermedikleri için ben şakasını yapıyorum, ama ne yaptıklarını ve ne yapmadıklarını karşısındaki insanı insan yerine koymadıkları için öğrenemiyorsunuz.

Tabi cihaz servise gire-çıka, tabletlikten de çıktı ben de benden çıktım. Artık ne merakım kaldı, ne de hevesim kaldı. Cihazı aldım kutusuna koydum.

İşin psikolojik tarafında ne oldu, eşime aldığım tablette rafta durdu çünkü ben kullanamadığım için o da kullanmak istemedi. Markaya karşı olan bütün güven sarsıldı. Daha önceki yazı ve videolarımda birçok ürününü alıp kullanmış ve önermiştim ama şimdi Samsung denince, uzak dur demek geliyor içimden.

ŞikayetVar gibi sitelere şikayet yazmanın bir faydası yok, eskiden vardı ama şimdi yorumunuza bir cevap yazıp geçiyorlar. Samsung yetkilileri konuyu umursamıyorlar bile:

http://bit.ly/sikayetvar-samsung

Yarı Mutsuz Yarı Mutlu (150nci Gün)

Hikayenin sonunu merak ediyorsunuzdur, yüzüne bakmak istemediğim tablet kutusunda dururken ben Zorlu Apple Store’a gittim.

IOS bir cihaz kullanmak istemediğim halde, mecbur kalarak bir Ipad aldım. Alırken de sordum, garantisi yurtdışında geçerli mi diye. 2 yıl Türkiye, bu süre içinde de bir yıl yurtdışı garantisi varmış.

Daha önce 2003 yılındaydı sanırım, Samsung kayan kapak bir telefonum vardı severek aldığım. Yaklaşık 75 gün serviste kalınca, yerine gidip Nokia 6500 Classic almıştım. Samsung telefonum, servisten gelince de rafa koymuştum. O yıllar geldi aklıma. Ama Allah var, tutarlı firma di mi? 2003’ten bu yana hiç değişmemiş.

Servis işi önemli, eğer malı satıyorsan bunun elektronik bir ürün olduğunu da bilip müşteriyi rezil rüsva etmenin hem de marka değerini yerle bir etmenin bir manası yok. Yapacakları şuydu, bozuk ürünü alıp yeni ürünü verecekleri, bu mevzu uzamayacaktı.

Neyse, siz siz olun…. gerisini biliyorsunuz.

Not 1: Gün sayıları yaklaşıktır, tam tutmayabilir. Yalancı çıkmak istemem.

Not 2: Paylaşırsanız memnun olurum, bu tip olayları azaltmanın tek yolu müşteri bilincini oluşturabilmek.

Bir Yorum Yaz, Şanın Yürüsün...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.